Diyabet böbreğini kaybettirdi eşi imdada yetişti

İSTANBUL – Hatice Şenses Kurukız

İbrahim Kilarci, 13 yıl önce ayağında çıkan nasırları tedavi etmek için kullandığı bandın ardından geçmeyen ayak yaralarıyla karşılaştı.

Yaraların tedavi edilmesine rağmen iyileşmemesi üzerine doktora başvuran Kilarci’ye tetkiklerinin ardından diyabet teşhisi konuldu. Kilarci, diyabetin yanı sıra bir de “diyabetik ayak”la mücadele etmeye başladı ve sağlığına kavuşmak için uzun zaman çözüm yolları aradı.

Gittiği bir hastanede “Ayak yaralarının iyileşmesinin mümkün olmadığı ve ayağının kesilmesi gerektiği” belirtilen Kilarci, tüm bunların üstüne bir de böbreklerinin diyabete bağlı olarak iflas ettiğini ve böbrek nakli olması gerektiğini öğrendi.

Eşi Filiz Kilarci’nin de desteğiyle yılmadan sağlık sorunlarına çare aramaya devam eden Kilarci, nakil olabilmek için önce ayak yaralarından kurtuldu.

“Kesilecek denilen ayağım iyi bir tedaviyle düzeldi”

Diyabetin getirdiği sağlık sorunlarıyla mücadelesini AA muhabirine anlatan İbrahim Kilarci, ayak yaralarının tedavisi için hiperbarik oksijen ve yara tedavisi aldığını ifade ederek, bunlardan geçici olarak fayda gördüğünü dile getirdi.

Daha sonra bir vesileyle yara bakım hemşiresi Deniz Yahcı ile tanıştıklarını belirten Kilarci, bundan sonra yaşadıklarını şöyle aktardı:

“Hayata küs bakarken, ayağımız kesilecek derken bizde bir sevinç ve heyecan oluşmaya başladı. Sol ayağımdaki yara tamamen kapandı. Medikal tedavilerle, düzenli bakımla bugünlere kadar geldik. Daha sonra idrar sorunu nedeniyle doktora gittiğimde diyabete bağlı gelişen böbrek yetmezliğim olduğu ortaya çıktı. Böbrek yetmezliğiyle ilgili hastaneye gittiğimde nakil olmam gerektiğini söylediler. Nakille ilgili işlemleri başlattığımız zaman kalple ilgili sorunlarım çıktı ve baypas olmama karar verildi. Nakil için de bir süre beklemem gerektiği söylendi.”

Bu süreçte kendisine kadavradan da böbrek bulunan Kilarci, ayağındaki yara nedeniyle naklin gerçekleştirilemediğini anlatarak, sağlık durumunun elverişli hale gelmesiyle eşinin donör olduğunu kaydetti.

Kilarci, “Hayata sıkı sıkı bağlıyız, hiç küsmüyoruz. Geriye değil, önümüze bakıyoruz. Eşimle tüm işlerimizi yapıyoruz. Bunlar tamamen diyabetin vermiş olduğu sorunlar ama şu anda her şey normal. Sağlığım gayet yerinde. Böbrek nakli olalı bir yıl olacak. Diyabetim kontrol altında. Diyabetli bireyler yediklerini kontrol edip, ilaçlarını düzgün kullandığı zaman yaşamlarında sorun yaşamaz, her türlü özgürlüğü sağlayabilirler.” diye konuştu.

“Psikolojimiz altüst oluyordu”

Verdiği böbrekle eşinin hayata tutunmasını sağlayan Filiz Kilarci de eşinin sağlık sorunları nedeniyle zamanlarının büyük bölümünü yıllarca hastanelerde geçirdiklerini dile getirerek, şunları aktardı:

“İlk duyduğumda çok heyecanlandım, ağladım, üzüldüm. Eşim 2 yıl boyunca diyalize girdi. Saatlerce diyalizde kalıyordu. Eve geldiğimizde eşim çok kötü durumda oluyordu. O gün çocukların, benim psikolojimiz altüst oluyordu. Bir gün artık karar verdik. ‘Eğer benim tutarsa böbreğimi sana vermek istiyorum.’ dedim. Bir hastaneye gittik, tetkiklerimiz yapıldı, böbreğim tuttu. Geçen yıl bu zamanlarda eşime böbreğimi verdim. Şu an her şey çok güzel gidiyor. Eşim şimdi araba bile kullanabiliyor, her şey yolunda.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

ümraniye escort antalya escort